22Haz
UNCCD COP15, “Arazi, Yaşam, Miras: Kıtlıktan Refaha” temasıyla, 9-20 Mayıs 2022 tarihleri arasında Fildişi Sahili’nin başkenti Abidjan’da düzenlenmiştir. STK Paneli, COP15 öncesinde 30’dan fazla toplantı gerçekleştirmiştir. Konferansa 1200 STK temsilcisi katılım sağlamıştır.
UNCCD STK Paneli, Sözleşmeye akredite olan sivil toplum kuruluşlarını ortak bir platformda bir araya getirmek üzere 2011 yılında kurulmuştur. Panel, Sözleşmenin beş bölgesinden birer temsilci olmak üzere toplam 5 kişiden oluşmaktadır.
2 yılda bir yenilenen Panelin amacı;
İki hafta süren Konferansta, üst düzey oturumlar, yuvarlak masa toplantıları, bölgesel toplantılar gibi birçok oturumda, finans, arazi hakları, toplumsal cinsiyet, göç, kum-toz fırtınaları, kuraklık gibi birçok konu başlığı farklı yönleriyle Taraflar ve gözlemcilerce ele alınmıştır. UNCCD’ye akredite olmakla birlikte COP15’e katılım sağlayamadık ancak, STK Panelinde ve STK’ların katıldığı tüm oturumlarda görüşülen konuları, KADIN gözüyle ele aldık ve burada sizler için derledik.
Arazi bozulumuyla mücadele kadının büyük bir rolü vardır. Tarafların, gerek Ulusal Eylem Planlarını gerek Toplumsal Cinsiyet Eylem Planlarını uygulama noktasında büyük çaba harcamaları gerekmektedir. Ulusal Eylem Planının ülke içinde koordinasyonu, ülkelerin UNCCD’le koordinasyonunu sağlamak üzere her ülkenin Ulusal Odak Noktası bulunmaktadır. Toplumsal Cinsiyet Eylem Planının daha etkin uygulanabilmesi açısından da bu odak noktalığının yanı sıra, her ülkenin Toplumsal Cinsiyet Odak Noktası olarak ayrıca odak noktalığı belirlemesinin, kadının karar alma sürecine katılımı, kadının güçlendirilmesi bakımından önemli olduğunu düşünüyoruz.
Kırsalda yaşayanların, bulundukları yerlerde tutunabilmeleri için ekonomik olarak güçlendirilmeleri, değer zinciri oluşturulması, sağlıklı araziye erişimleri, bozuk arazilerin restore edilmesi, mera ve hayvancılığın sürdürülebilirliğinin sağlanması, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçlarının sağlanması yani kırsal kalkınmanın eğitim, sağlık, sosyalleşmek de dâhil çok yönlü olarak uygulanmasını önemsiyoruz.
Tartışmaların etkin ve anlaşılır kılınması için farklı bölgelerden gelen, farklı ana dillere sahip STK’ların katılım hakkının önündeki dil engelini ortadan kaldıracak araçlar ve çözümler geliştirilmesini bekliyoruz.
Arazi bozulmasından, kuraklıktan, arazinin verimsizleşmesinden en çok etkilenenler arasında özellikle kadınlar, çocuklar ve küçük ölçekli işletmeler gelmektedir ki bu gruplar aynı zamanda mücadelenin baş aktörleridir. Bilginin üretilmesi noktasında, akademisyen ve araştırmacıların en kırılgan şartlarda yaşayan, en çok etkilenen insanlarla birlikte çalışılması; bilginin paylaşılması ve yayılması sürecinde ise yerelin sesi olan ve saha deneyimine sahip STK’larla işbirliğinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Arazi bozulumuyla mücadelede ilgili kamu kurumları, belediyeler, özel sektör, çiftçi örgütleri, kalkınma ajansları, vatandaşlar ve tabi ki STK’ların da katılacağı bölgesel eğitimler ve farkındalık seminerleri düzenlenerek, geçmiş tecrübelerimize dayanarak tüm paydaşların katılımıyla sorunları tartışabilmenin çok kıymetli olduğuna inanıyoruz.
Agroekolojik yaklaşımın 10 unsurundan biri geri dönüşümdür. Bu nedenle birçok defa dile getirdiğimiz üzere organik atıklardan elde edilen kompostun, gerek bozuk arazilerin iyileştirilmesi amacıyla kullanımı gerek şehir merkezinde konut, park, bahçe gibi yeşil alanlarda kullanımı konusunda rehberlerin hazırlanması, teşviklerin ve finansal desteklerin verilmesini önemsiyoruz.

Yorum Yaz