YES'i EVA’nın gözüyle değerlendirdik
Gençlik Katılım Stratejisi (Youth Engagement Strategy – YES), gençlerin UNCCD toplantılarına ve süreçlerine daha güçlü, etkili ve anlamlı katılımını sağlamak için hazırlanmıştır. COP15’de kabul edilen 36 karardan, 26’sında gençlik katılımına vurgu yapılmış ve bu konuda bir strateji hazırlanması talep edilmiştir. Bunun üzerine taslak bir Gençlik Katılım Stratejisi hazırlanarak, STK Paneli üyelerine görüşe sunulmuştur.
Bugünün yetişkinlerinin belirlediği politikalar, yarının yetişkinleri olacak gençlerin hayatlarını etkileyecektir. Bu nedenle gençlerin, politika belirlemede katılımını sağlamak önemlidir. UNCCD’nin böyle önemli bir konuyu ele alması bizim açımızdan da memnuniyet vericidir. EVA’nın gözüyle değerlendirdiğimiz YES için Sekretarya’ya gönderdiğimiz önerileri buraya sizler için de bırakıyoruz…
EVA'nın önerileri şunlardır;
- Belge, gençlerin arazi bozulmasını ele alan bir stratejiye nasıl dahil edileceği ile ilgilidir. Bu nedenle, “gençler” ifadesiyle neyi kastettiğimizi iyi tanımlamak gerekir. Belki de bu belgeye bir gençlik tanımı eklenmelidir. Hem yönetici özetinde hem de giriş bölümünde “yaklaşık 1,2 milyar kişi 25 yaşın altındadır” ifadesi kullanılsa da yeterli değildir. Bu nedenle, “genç nüfus, 15-24 yaş arasındaki nüfustur” tanımı, belgenin başına uygun bir yere eklenmelidir.
Her ülkenin koşulları çok farklıdır. Bu Stratejide bunun dikkate alınması gerekir. YES’de ülkemiz için geçerli olmayan iki engelden bahsedilmektedir. Bunlardan birisi “Araziye ve Arazi Mülkiyetine Sınırlı Erişim” diğeri ise “Finansa ve Finansal Katılıma Sınırlı Erişim”dir. Nedenini kısaca açıklamak gerekirse, 2022 verilerine göre bu yaş (15-24) aralığında 13 milyon genç var. Toplam nüfusun %15’i. Genç nüfusun %51’i erkek, %49’u kadın. Genç erkek nüfusun %96’sı evli değil. Genç kadın nüfusun %86’sı evli değil. Yani bu genç nüfusun bakacak bir ailesi yok, ya okuyorlar, ya çalışıyorlar ya da hiçbir şey yapmıyorlar. Yani hala ebeveynleriyle yaşadıkları için kendilerine ait bir toprak mülkiyeti yok. Bu ülkemiz için bir sorun değil, bir gözlemdir. Belgede bunun bir engel olduğu belirtiliyor. Türkiye örneğinde bunun bir engel olduğunu söylemenin doğru olmadığını düşünüyoruz. Aynı şekilde finansmana erişim de bir engel olarak belirtilmiştir. Arazi mülkiyeti konusunda olduğu gibi buna da aynı nedenle katılamayız. Dolayısıyla bu iki konunun tüm ülkeler için bir engel olduğu ifadesi yeniden gözden geçirilmelidir.
Sayfa 10’daki hedefler, ilk ikisi ölçülebilir, ancak sonuncusunun nasıl ölçüleceği net değildir, dolayısıyla yeniden gözden geçirilebilir.
Dört odak alanı iyi bir şekilde tanımlanmıştır. Gençlerin savunuculuk ve tüm süreçlere katılımını anlamlı kılmak için erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik konularına dikkat çekmek gerekir. Finansal konular dikkate alınmış, bunun yanı sıra engellilik ve yabancı dil konuları da katılıma bir engel olarak düşünülmelidir. Özellikle doğrudan toprakla ilişkili olan genç nüfusun, yabancı dil ve arazi restorasyonu gibi konularda ciddi kapasite geliştirmeye ihtiyacı vardır. Arazi bozulması veya arazi restorasyonu kavramları, gençleri teknik olarak ilgilendirmez ve gençler bu sorunun farkında değildir. Bu terimler çok tekniktir. Bunların yerine anlaşılır ve eşdeğer kelimeler kullanılabilir. Örneğin iklim değişikliği, kuraklık, sulama, düşük verimlilik, tuzlanma, gübreleme, yağış rejimi vb. Gençler, arazi bozulmasından bahsedemeyebilirler, ancak toprak verimliliğindeki azalmadan, yetersiz sulamadan, gübre miktarından, verimden ve bitkisel ürün deseninden bahsedebilirler. Savunuculuk yapabilmek için hem dili hem de terminolojiyi iyi bilmeleri gerekir. Bu engel YES’te önceliklerden biri olmalıdır. Ve engelli gençlerin katılımı YES’te daha fazla konuşulmalıdır.
Aileleriyle birlikte kırsal alanlarda/köylerde yaşayan gençler genellikle burada kalmak istemedikleri için şehirde yaşamayı tercih ederler. Bunu önlemek için kırsal alanlarda sürdürülebilirliği sağlamak önemlidir. Bunun için kırsal alanların yaşam kalitesini iyileştirmek, çekici hale getirmek, eğitim ve sağlık hizmetleri sunmak, geçim kaynaklarını iyileştirmek, değer zinciri oluşturmak vb. gibi faaliyetler yapılmalıdır. Tarım ve hayvancılık çok yüksek girdi maliyetleri gerektirmektedir. Bu, YES’te önceliklerden biri olmalıdır. Belki 2’nci öncelik altında değerlendirilebilir.
Belki gençler iki ayrı grupta ele alınmalıdır. Birinci grup araziyle doğrudan etkileşimde bulunanlar, ikinci grup dolaylı olarak etkilenenlerdir. Bu iki grubun engelleri, fırsatları, ihtiyaçları, deneyimleri, seviyeleri, yetenekleri ve becerileri birbirinden farklıdır. Ülkemizde 13 milyon gencin yaklaşık, 700.000’i doğrudan araziyle ilişkilidir. YES, her ikisini de kapsıyor mu? Ya da YES hazırlanırken hangisi daha çok dikkate alındı? İlk grubun arazi restorasyonu açısından diğerinden daha önemli olduğu düşünülmektedir.
Bu önerimiz, UNCCD içindir. UNCCD, Taraflardan Ulusal Eylem Planlarına ek olarak yerel ölçekte planlar hazırlamalarını istemelidir. Bunun sadece gençlerin katılımı için değil, aynı zamanda LDN’nin başarılı olabilmesi, kadınların da katılımı için çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Stratejinin 1.1 başlığında yerelden küresele tüm düzeyler olarak belirtilmiştir. Yerel ölçekte bir plan hazırlanmasına ilişkin bir COP kararı alınması, Taraflar üzerinde daha etkili olacaktır. Örneğin Türkiye için ulusal ölçekte bir arazi bozulması planından bahsetmek mümkün ama yerel, bölgesel veya havza/mikro havza bazında bir plandan bahsetmek mümkün değildir.. Gençlerin kendi bölgelerinde yerel olarak hazırlanan plana katılmaları ulusal plandan daha önemlidir. Alt ölçekli planların olmadığı bir yerde, yetişkinlerin bile bu stratejiye katılmadığı bir yerde gençlerin katılımını düşünmek çok ütopiktir. Bu nedenle UNCCD’nin bu konuda bir karar almasını önemsiyoruz.

Yorum Yaz